İçeriğe geç

Fiillerde kip kişi ne anlama gelir ?

Bir defterin kenarına sıkışmış cümleler

Remline’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Fiillerde kip kişi ne anlama gelir” konusunu sizin için araştırdık.

Kayseri’nin kışları sert olur derler ama benim içimin üşümesiyle yarışamaz. O gün de öyle bir gündü. Pencerenin camına ince bir buz tabakası oturmuştu, sanki dış dünya bile konuşmak istemiyor gibiydi. Ben ise masamda, yarısı dolu bir defterin başında oturmuş, kalemimi parmaklarımın arasında döndürüp duruyordum.

Defterin ilk sayfasına şu cümleyi yazmışım:

“Bugün hiçbir şey hissetmiyorum gibi yapıyorum ama aslında her şeyi fazlasıyla hissediyorum.”

Sonra durdum. Çünkü insan bazen hissettiğini bile yazarken utanıyor.

O gün okulda Türkçe öğretmenimiz yine tahtaya büyük harflerle bir şey yazmıştı:

“FİİLLERDE KİP VE KİŞİ”

Sınıfta çoğu kişi gözlerini devirdi. Ben ise nedense o yazıya takılı kaldım. Sanki basit bir dil bilgisi konusu değil de, hayatımın içinden bir şeymiş gibi.

Bir dersin içinde kaybolan ben

Öğretmen anlatmaya başladı:

“Kip, fiilin zamanını ve anlamını belirler. Kişi ise fiili yapanı gösterir.”

Basit bir cümle. Hatta sınavda çıkacak kadar net. Ama o an bana hiç basit gelmedi.

Çünkü ben o sırada birine “geliyorsun” dediğimde başka, “geldin” dediğimde başka bir dünyada yaşıyordum. “Geleceksin” dediğimde ise içimde bambaşka bir umut kırıntısı dolaşıyordu.

Kip sadece zaman değildi.

Kip, beklentiydi.

Kip, kırılma ihtimaliydi.

Ve kişi… kişi sanki o kırılmayı yaşayanın kim olduğunu yüzüne vuran bir aynaydı.

Öğretmen “Fiillerde kip kişi ne anlama gelir?” sorusunu tahtaya yazıp sınıfa döndüğünde, içimde garip bir şey oldu. Sanki soru bana sorulmuş gibi hissettim.

Elimi kaldırmadım.

Çünkü cevabını biliyor gibiydim ama söyleyemiyordum.

O gün ve onun cümleleri

Okul çıkışı hava buz gibiydi. Ellerim cebimde yürürken, aklımda sadece o cümle vardı. Kip ve kişi.

Ve o cümleyi ona bağlayan bir başka şey daha vardı: o.

Adını yazmayacağım. Çünkü bazı insanlar isimden çok his olarak kalır.

Bizim hikâyemiz çok büyük bir şey değildi aslında. Ne destansı bir aşk, ne de filmlerdeki gibi dramatik bir ayrılık. Daha çok yarım kalmış cümleler gibiydi.

O bana “gel” demişti bir gün.

Ben gitmiştim.

Sonra o “geliyorsun” demeyi bırakmıştı.

Ben de “geleceğim” demeyi.

İşte o kadar basit ve o kadar karmaşık.

Kip değişince her şey değişiyor mu?

Bir gün mesaj atmıştı:

“Yarın konuşalım mı?”

Bu cümlede bile kip vardı.

“Konuşalım” bir istekti.

Ama aynı zamanda kırılgan bir umut.

Ben “tamam” yazdım.

Ama gitmedim.

O gün anladım ki bazı kipler sadece dil bilgisi değil, insanın karakteri.

Sınıfta öğrenilenle sokakta yaşanan arasındaki fark

Ertesi gün öğretmen yine aynı konuyu anlattı. Bu sefer biraz daha derine girdi:

“Geniş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman… bunlar kiplerdir. Ama her biri farklı bir ruh hali taşır.”

Ben o sırada defterime şunu yazdım:

“Ben hangi kipte yaşıyorum?”

Çünkü bazen insan ne geçmişte kalabiliyor ne de geleceğe gidebiliyor. Sadece askıda kalıyor.

Ve kişi kısmı… işte o daha acıydı.

Çünkü “ben” diyordum.

Ama aslında çoğu zaman “biz” demek istiyordum.

Bir mesajın içinde kaybolan zaman

İlgili Yazımız: Rüyada sürekli karabasan basması ne anlama gelir ?

Bir akşam telefonum titredi.

O yazmıştı:

“Nasılsın?”

Bu kadar basit bir soru, insanın içini bu kadar karıştırabilir mi?

Cevap yazmadım hemen.

Çünkü hangi kipte cevap vereceğimi bilemedim.

“İyiyim” desem yalan olacaktı.

“Değilim” desem, fazla gerçekti.

Sonra yazdım:

“Fena değilim.”

Bu da bir kipti aslında. Tam olmayan bir hal.

Ne geçmişti, ne şimdiydi.

Arada kalmış bir cümleydi.

Kişi dediğin şey bazen sadece isim değildir

Fiillerde kişi konusunu öğretmen anlatırken “ben, sen, o” demişti.

Ama ben o sırada şunu düşünüyordum:

“Peki ya ‘biz’ ne olacak?”

Çünkü bazı insanlar hayatında “sen” olarak başlar, “o” olarak devam eder ve “biz” olamadan biter.

O da benim için öyle olmuştu.

Başta “sen”di.

Sonra yavaş yavaş “o” oldu.

Ve en sonunda sadece bir anı.

Kayseri’nin soğuk gecelerinde dil bilgisi

Bir gece dışarı çıktım. Kar yoktu ama hava öyle bir soğuktu ki, sanki kelimeler bile donuyordu.

Yürürken kendi kendime mırıldandım:

“Geliyordun… gelmedin… gelmeyeceksin…”

Üç farklı kip.

Üç farklı kırılma.

Ve üç farklı ben.

O an fark ettim ki fiillerde kip sadece zaman değil, insanın içindeki duygunun şekliydi.

Kimi zaman umut gibi genişler.

Kimi zaman pişmanlık gibi geçmişe saplanır.

Kimi zaman da gelecek gibi belirsizdir.

Öğretmenin son cümlesi ve içimde kalan

Bir gün öğretmen sınıfta şöyle dedi:

“Dil, insanın kendini anlatma biçimidir.”

O cümleyi duyduğumda içimden geçen şey şuydu:

“Ben kendimi hiç doğru kipte anlatamamışım.”

Çünkü bazen çok erken konuştum.

Bazen hiç konuşmadım.

Bazen de konuşmam gereken yerde sustum.

Ve kişi… hep yanlış yerde kaldı.

Bir defterin son sayfasına doğru

Defterimi hâlâ saklıyorum. Son sayfasında tek bir cümle var:

“Eğer geri dönerse, hangi kipte karşılamalıyım?”

Cevabını hâlâ bilmiyorum.

Belki de mesele cevap değil.

Belki de mesele, insanın hangi zamanda kendini affedebildiği.

Çünkü fiillerde kip ve kişi sadece dil bilgisi konusu değil.

Bazen bir insanın hayatını anlatan en sade harita.

Ve şimdi geriye kalan soru

Bir gün tekrar karşılaşsak, ne derdim bilmiyorum.

“Gel” mi derdim?

“Geldin” mi derdim?

Yoksa sadece “buradasın” deyip susar mıydım?

Belki de en zor soru şu:

İnsan, kendi hayatını hangi kipte yaşar?

Remline ekibi olarak “Fiillerde kip kişi ne anlama gelir” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet girişbetexper.xyz